20 Haziran 2011 Pazartesi

Babalar gününe dair..

   Birine kavramsal olarak boş olan bir kelimeyi, ifadeyi nasıl anlatırdınız deseydim dolu olabilecek kavramları kullanarak derdiniz herhalde. Ola ki dolu kavramların da içi boşsa karşınızdaki kişi için, o zaman vay halinize, işiniz çok zor...
   Elbette benim de bir yerim var bu karışık mozaikte. Babalar gününe bir anlam yüklemiyorum yıllardır, boş benim için kavramsal olarak. Bildiklerimden yol bulmaya çalıştım ama bu sefer de aile, koruma, kollama kavramlarının içi boş kalmış, yine olmadı. Bi nevi boşa koydum dolmadı, doluya koydum almadı aslında...

   Aile dediler, erkek dediler, kanbağı dediler. Dedem gibi mi dedim olmaz dediler; dayım gibi mi dedim, denememe izin verdiler ama hamurumuz tutmadı birbirimizi...
   Hayatı öğretir dediler, sever, kollar dediler. Öğretmenim gibi dedim, çok sevdim, kendi canımdan çok belki, sürekli aradım sordum, sonra bir gün gitti. Nereye gittiğini söylemeden, gittiğini haber bile vermeden. Başkalarından öğrendim hatta.. Çok aradım ama ulaşamadım, o da yitti elimden...
   Sonra gittim baba olmayı başarabilecek yapıda erkeklere bakındım çevremde, gördüm ki baba yapılı erkeklerle ise anlaşmam zormuş. Bu da elendi en "baba" listeden...

   Her seferinde bıkmadan, usanmadan denedim, inanmaya çalıştım, ümit ettim; olmadı, yapamadım... Kimseyi varlığını hiç hissetmediğim babamın yerine koyamadım.İlk kez bugün babalar günü ile ilgili yazıları okudum bilgisyarın başında... Tabi ki benim gibilere hitap edebilecekleri seçtim özenle, mutluluktan uçanları, babalarıyla olan fotoğraflarını yazılarına koyanları değil... Özledim o varlığını bilmediğim duyguyu, baba sıcaklığı denilen durumu... Oysa herşey geçse de bu özlem, ben yaşadığım sürece benimle birlikte her an her yerde olmaya devam edecek...

   Ben belki yine susacağım.. Bazısı yapmacık bir şekilde, bazısı da gerçekten candan bir şekilde babalar gününü kutlayacak insanların, belki kavga edecek biri babasıyla tam da o gün; ne farkeder ki, bir babaları olacak ve kıymetini asla yeterince bilemeyecekler. Anlamadıkları gibi, anlatmama da izin vermeyecekleri için, ben susacağım. Haykırışlarımı bastıracağım, ağzımdan dökülecek tek şey Kenan Doğulu'nun İsyan Bu Haykırış şarkısı olur belki:

*****
İsyan bu haykırış
Boşuna, seni bana getirmiyor ki yas
Allah'tan hiç korkmasam
Gelip sana sarılmaz mıydım?


İsyan bu haykırış
Boşuna, göz yaşlarım yetmez ki toprağına
Ağıtlarla, türkülerle

Anlatırım sevgimi sana...

*****

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder