Aman haa, yazının başlığı dövmeli diye şiddet yanlısı olduğumu sanmayın, ben dövme yanlısıyım. Tabi gelip geçici dövmelerden bahsetmiyorum cipslerden çıkan ve çocukların yapabildiği dövmeler değil, kalıcı dövmeler benim ilgimi ve dikkatimi çeken. Hani şu insanların vücudunun çeşitli yerlerine çeşitli şekillerde yaptırdığı, kimine çok yakışan, kiminde çok abes görünen dövmelerin yanlısıyım, özellikle erkeklerde, hatta daha da özellikle bilekten dirseğe veya dirsekten omuza olan bölgedeki dövmelerden =)
Geçen gün bir pidecide tesadüf eseri İtalya Serie A maçında gözüme takılan bir dövmeli futbolcu, bu konuda ne düşündüğümü fark etmemi sağladı (Adam Vass -> Brescia). O an aklımda kollarında dövme olan ünlü erkekler geçidi belirdi. Tabi ki ilk aklıma gelen Maroon 5’ın solisti Adam Levine idi =) Sonra yine bir müzik adamı olarak Robbie Williams’ı hatırladım –yaşına rağmen genç görünmesine en büyük etkenlerden birisi olduğuna inanıyorum dövmelerinin–, ardından David Beckham ve dövme ile bütünleşen Michael Scofield (adamın gerçek olmadığının ve vücudundaki dövmelerin her bölüm için 6 saatte yapıldığını biliyorum ama onu anmadan dövmeden bahsedebileceğimi hiç sanmıyorum).
Geleyim asıl mevzuya, açıkçası fiziki açıdan hoş olan erkeklerin vücutlarında yaptığı dövme gibi bir değişikliğe fazlasıyla sıcak bakıyorum, bunu yapanların daha da “sıcak” bir görünüm kazandığını düşünüyorum =) Tabi ki her dövme değil, ya bütün kolu kaplayan biraz da anlamlı bir şekli olacak ya da Atatürk imzası –son derece kişisel tercih meselesidir– . Latince felsefik bir söz de olabilir yazı karakterinin güzel bir şey seçilmesi şartıyla. Demem o ki sevgili Türk erkekleri, dövme iyidir hoştur, kollarınızda kendilerini bulundurarak kendinize karizma katabilirsiniz. İnanın bu sadece benim değil, dünyadaki epey kızın ortak görüşü ;) yoksa yukarıda saydığım adamlara onlarca kızın çığlık çığlık haykırıyor olmasını sadece kaşına gözüne bağlayamaz hiç bir bilim =)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder