21 Eylül 2010 Salı

Geçmişin Etkisi

Yanımda olmasını istemek birinin ne zamandır suç oldu kendi beynimde bile?
Eşlik edilmesini istemek içtiğim çaya, yürüdüğüm yola, sohbetime...
Birinin sarılmasını istemek sevgi dolu bir şekilde neden yanlış oldu?
Umutlanmamak ne zamandır kural oldu kendime koyduğum?
Alışkındım sevip de sevilmemek kısmına aşkın,
Ama sevmemeye çalışmak ne zaman alışkanlık oldu?
Kalemimi uslu tutmaya çalışmak neyin amacı oldu?
Yazmayınca körelecek mi tüm bu duygular sanki!
Birini düşünüp en yakınlarıma bile adını anmamak,
Hataymış onu düşünmek gibi konuşmak,
Hatta yalan söylemek ne zamandır benim yaptığım bir şey oldu?
Söylediğim kelimeleri enine boyuna tartıp söylemek,
Ya da düşlerimde doyamadığım gözlerine bakamamak
Nasıl bir değişimin sonucu oldu?

Bütün bu soruların cevabını
Geçmişte aramam gerektiğini bilecek kadar yaşadım.
Elimi eteğimi çekmek için onlarca söz verdiğim kendime,
Ama bir türlü başaramadığım,
Benim kocaman bir parçam olan geçmişim tüm sorumlusu bunların.
Şimdi yine serzenişlerimi yaptığım şey ne kader, ne benim karakterim,
Geçmişin üzerimden tüm silkinmelere rağmen düşmeyen kırıntıları...
Yine geçmişin etkisiyle yeni bir değişime
Bu kez farklı bir cümleyle kaldırıyorum kadehimi;
Geçmişimle barışık, yeni umutlarla dolu, güzel günlere...


01.11.2009

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder