24 Ekim 2012 Çarşamba
Ben Seni Sevdim Mi?
Ben seni sevdim mi? Sevdim, kime ne
Tuttum, ta içime oturttum seni
Aldım, okşadım saçlarını, öptüm
İçtim yudum yudum güzelliğini
Ben seni sevdim mi? Sevdim elbette
Bendeydi özlemlerin en korkuncu
Çıldırırdım sen ne kadar uzaksan,
Aşk değil, hiç doymayan bir şeydi bu
Ben seni sevdim mi? Sevdim doğrusu
Sevdikçe tamamlandım, bütünlendim
Biri vardı ağlayan gecelerce
Biri vardı sana tutkun; o bendim
Ben seni sevdim mi? Sevdim en büyük
En solmayan güller açtı içimde
Ömrümü değerli kılan bir şeydin
Sen benim bozbulanık gençliğimde
Ben seni sevdim mi? Sevdim, öyle ya
Bir çizgiye vardım seninle beraber
Ve bir gün orada yitirdim seni
Ben seni sevdim mi? Sevdim, ya sen beni
Ümit Yaşar OĞUZCAN
17 Ekim 2012 Çarşamba
Sarmak, Sarmalanmak, Sarılmak...
Sarılmak... Ne kadar basit bir kelime ama ne kadar büyük anlamlar taşıyor tıpkı eylemin kendisi gibi. Kimilerince o kadar da abartılmaması gereken bişey olsa da sarılmak, benim için karşımdakini önemsediğimin, ona güvendiğimin göstergesi ve güven benim için hayatımın en olmazsa olmazlarından. Bu yüzden çok sevdiğim biri sarılmayı çok sevdiğimden yakındığında beni ne kadar üzdüğünü bilmiyordu çünkü anlamadığı şey sarılmayı değil, ona sarılmayı sevdiğimdi. Kimilerine göre sarılma isteğinin altında yatan sebep anne karnındaki yumuşaklığa ve sıcaklığı duyulan özlem, kimilerine göre duyguların sessiz hoparlörü gibi bir özelliğe sahip olması, kimilerine göre ise stres topu görevi görmesi sarılmanın. Beni ilgilendiren tek neden verdiği güven hissiyatı sarılmanın. Güvendiğim ve sevdiğim kişiye sıkıca sarıldığımda, aynı güveni ve sevgiyi görüyorsam, huzur buluyor ruhum, yenileniyorum, dinleniyorum, toparlanıyorum bir nevi. Yanında huzur bulduğum insan sayısının bir elin parmaklarına ulaşmadığı zamanlarda, varlığından mutlu olduğum birine doyasıya sarılmanın nesi yanlış olabilir ki?
Gelip geçici insanlara gelip geçici heveslerle sarılmaktansa, sarıldığım tek bir kişiyi sonsuza dek bırakmamayı isterdim, tabi bırakılmamayı da. Başımı omzuna dayadığımda tattığım huzuru, sarıldığında bana göğsünde kalbinin sesini dinleyerek yaşadığım dinginliği, göğsüme yattığında onun da bana güvendiğini düşünüp hayata dair umutlarımı yeşerttiğim zamanları çok özledim.
Sarılmayı çok özledim.
O’na sarılmayı çok özledim.
O’nu çok ama çok özledim.
17.10.2012
Gelip geçici insanlara gelip geçici heveslerle sarılmaktansa, sarıldığım tek bir kişiyi sonsuza dek bırakmamayı isterdim, tabi bırakılmamayı da. Başımı omzuna dayadığımda tattığım huzuru, sarıldığında bana göğsünde kalbinin sesini dinleyerek yaşadığım dinginliği, göğsüme yattığında onun da bana güvendiğini düşünüp hayata dair umutlarımı yeşerttiğim zamanları çok özledim.
Sarılmayı çok özledim.
O’na sarılmayı çok özledim.
O’nu çok ama çok özledim.
17.10.2012
9 Temmuz 2012 Pazartesi
Boşuna Değil
Boşuna değil
Her dakika seni hatırlayışım
Boşuna değil her akşam
İçime bir garipliğin çökmesi
Bu şehrin bütün sokaklarında
Yana yakıla seni aramam boşuna değil
Boşuna değil pazarları sevmeyişim
Durup durup içimin kararması
Gözlerimin dolması apansız
Boşuna değil
İnan boşuna değil sevdiğim
Bu dalıp dalıp gitmeler
Bu dayanılmaz özlem
Bu sevda boşuna değil
Kolu kanadı kırılmış bir serçeyim senden uzakta
Suyu kesilmiş çeşmeyim
Bir gece lambasıyım kırılmış, sönük
Biliyorum her şey seninle güzel
Her şey seninle büyük
İnan sevdiğim inan
Yıllardır aradığımsın
Ömür boyu beklediğmsin
Ben bir martıyım yalnız, küçük
Sen dalga dalga denizimsin
Koşmak sana doğru
Yaşamak senin için
Ve katlanmak her şeye seninle
Tek başına değil
İnan sevdiğim inan
Seni bunca sevmem
Boşuna değil
Ümit Yaşar OĞUZCAN
25 Haziran 2012 Pazartesi
Öğrendim
Çıktığım adaletsiz yolları gördüm,
Eşitiz demekle eşit olunmadığını öğrendim..
Unutulur denmesiyle unutulmayacağı,
Alışırsın demekle alıştırılamayacağım gibi..
İlişkilerin her zaman işteş olmadığını öğrendim,
Aşkların her zaman karşılıklı olmadığını,
İnsanların aldıklarınca vermeye programlı olmadığını,
Bazı şeylerin zorlamakla olmadığını
Yaşayarak öğrendim.
Acıdan başka bir şey hissetmezken bile
Ayakta dik durup,
İnsanları başarılı bir şekilde kandırabildiğimi öğrendim,
Yalanların benim için zor olmadığını...
Mesafelerin fiziksel olanında
Ciddi yıkım pek görülmediğini,
Asıl sorunun
Duygusal mesafeler olduğunu öğrendim,
Bazen ne kadar uğraşsan da aşamazmışsın onları..
Her bir hayat dersini acıdan almayı öğrendim,
Mutluluktan kendime bir şey katamayacağımı...
Çektiğim acılara şükretmeyi de
İşte böyle zamanlarda öğrendim...
Ceyda TOPUZ
25.06.2012 02:15
Eşitiz demekle eşit olunmadığını öğrendim..
Unutulur denmesiyle unutulmayacağı,
Alışırsın demekle alıştırılamayacağım gibi..
İlişkilerin her zaman işteş olmadığını öğrendim,
Aşkların her zaman karşılıklı olmadığını,
İnsanların aldıklarınca vermeye programlı olmadığını,
Bazı şeylerin zorlamakla olmadığını
Yaşayarak öğrendim.
Acıdan başka bir şey hissetmezken bile
Ayakta dik durup,
İnsanları başarılı bir şekilde kandırabildiğimi öğrendim,
Yalanların benim için zor olmadığını...
Mesafelerin fiziksel olanında
Ciddi yıkım pek görülmediğini,
Asıl sorunun
Duygusal mesafeler olduğunu öğrendim,
Bazen ne kadar uğraşsan da aşamazmışsın onları..
Her bir hayat dersini acıdan almayı öğrendim,
Mutluluktan kendime bir şey katamayacağımı...
Çektiğim acılara şükretmeyi de
İşte böyle zamanlarda öğrendim...
Ceyda TOPUZ
25.06.2012 02:15
16 Haziran 2012 Cumartesi
Çorak
Buralar bize göre değil ey dost,
Biz çorak topraklara ait tohumlarız...
Kaderimiz yeşil bağların, bahçelerin,
Güllerin, çiçeklerin değil;
Kaktüslerin, suya özlemlerin
İçine hapsedilmiş...
Büyümek, yeşermek değil bize göre,
Aslolan çatlatmak bulunduğumuz yeri
Daha derinlemesine...
Ceyda Topuz
31.05.2012 01.15
Biz çorak topraklara ait tohumlarız...
Kaderimiz yeşil bağların, bahçelerin,
Güllerin, çiçeklerin değil;
Kaktüslerin, suya özlemlerin
İçine hapsedilmiş...
Büyümek, yeşermek değil bize göre,
Aslolan çatlatmak bulunduğumuz yeri
Daha derinlemesine...
Ceyda Topuz
31.05.2012 01.15
23 Mayıs 2012 Çarşamba
Aynalardan Uzakta
Şimdi en açık renginde gözlerin
Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak
Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin
Şiir gibi bir şey seninle yaşamak
Bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin
Yıldızların en parlak olduğu zamansın
Denizlerim senin kıyılarında sakin
Bırak ellerini avuçlarımda kalsın
Çirkin olan, fena olan ne varsa unut
Gözlerimin söylediği şarkıyı dinle
Ellerimizde sevgi, içimizde umut
Bütün iyilikleri paylaşalım seninle
Aşkın büyülü sesini duyuyor musun
Şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde
Gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun
Çoban kulübelerinde, balıkçı kahvelerinde
Varlığın dudaklarımda bir bal tadı
Yokluğun en korkuncu ölümlerin
Senden başka dindiren olmadı
Acısını içimde kanayan yerin
Benimle kal zaman bitinceye kadar
Benim ol yüzyıllar ve çağlar boyunca
Bir ömürdür seninle geçen dakikalar
Ölümden güçlüyüm sen yanımda olunca
Şimdi öyle büyük ki beraberliğimiz
Nabzın benim bileklerimde vurmakta
Artık bütün kaygıların ötesindeyiz
Benimle en güzelsin aynalardan uzakta
Ümit Yaşar OĞUZCAN
Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak
Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin
Şiir gibi bir şey seninle yaşamak
Bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin
Yıldızların en parlak olduğu zamansın
Denizlerim senin kıyılarında sakin
Bırak ellerini avuçlarımda kalsın
Çirkin olan, fena olan ne varsa unut
Gözlerimin söylediği şarkıyı dinle
Ellerimizde sevgi, içimizde umut
Bütün iyilikleri paylaşalım seninle
Aşkın büyülü sesini duyuyor musun
Şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde
Gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun
Çoban kulübelerinde, balıkçı kahvelerinde
Varlığın dudaklarımda bir bal tadı
Yokluğun en korkuncu ölümlerin
Senden başka dindiren olmadı
Acısını içimde kanayan yerin
Benimle kal zaman bitinceye kadar
Benim ol yüzyıllar ve çağlar boyunca
Bir ömürdür seninle geçen dakikalar
Ölümden güçlüyüm sen yanımda olunca
Şimdi öyle büyük ki beraberliğimiz
Nabzın benim bileklerimde vurmakta
Artık bütün kaygıların ötesindeyiz
Benimle en güzelsin aynalardan uzakta
Ümit Yaşar OĞUZCAN
21 Mayıs 2012 Pazartesi
Adım Adım Hedefime
Neredeyse 4 ay olmuş "Impossible is nothing!" yazısını yazalı. Orada bahsi geçen ilk 6 aylık planımda gerçekleştirmeyi başardığım kısmın yüzdesini görebilmek için oturdum bu kez bilgisayar başına.
Bu 4 ayda iş değiştirmek, eve çıkmak, nispeten daha düzenli bir şekilde yazmak (yalnızca blog değil) gibi zor olarak sayabileceğim hedeflerimi gerçekleştirmeyi başarmışım. İlk işimde 2 sene, ikinci işimde 1 sene geçirdikten sonra ve o 1 seneyi pestil olarak doldurduktan sonra, artık sanırım biraz dinlenmeyi hak etmişimdir. Kastettiğim dinlenme tabii ki yeni iş öncesi tatili değil, daha az gecemi gündüzümü alacak bir işten bahsediyorum. Kendime, zevklerime ayıracağım zamanı ayın belirli günleriyle sınırlı tutmamamı sağlayabilecek bir işe başladım 21 Mayıs itibariyle. Ev değişeli 1 ay oldu, yazılarım ise özellikle hayatımda biri çok büyük bir yer kaplamaya başladığından beri, inanılmaz bir ivme gösterdi. Geriye kalan hedeflerde sapma yok ama azıcık ucundan bir erteleme olduğu gerçeğini gizleyemeyeceğim. Mezuniyet, ehliyet, ingilizce seviyem ve SM yönetimi ile ilgili bilgi düzeyimi arttırmak gibi hedeflerim ise zaman içerisinde ilerlemeye devam edecek. Kendimden tatmin olup da, karşılarına tick atıncaya kadar da içim rahat etmeyecek.
Değişmeyen tek şey, değişimin kendisiyken; olduğum yerde saymaya niyetim yok. Her gün bir adım daha atarak hedefime erişmeliyim.
Bu 4 ayda iş değiştirmek, eve çıkmak, nispeten daha düzenli bir şekilde yazmak (yalnızca blog değil) gibi zor olarak sayabileceğim hedeflerimi gerçekleştirmeyi başarmışım. İlk işimde 2 sene, ikinci işimde 1 sene geçirdikten sonra ve o 1 seneyi pestil olarak doldurduktan sonra, artık sanırım biraz dinlenmeyi hak etmişimdir. Kastettiğim dinlenme tabii ki yeni iş öncesi tatili değil, daha az gecemi gündüzümü alacak bir işten bahsediyorum. Kendime, zevklerime ayıracağım zamanı ayın belirli günleriyle sınırlı tutmamamı sağlayabilecek bir işe başladım 21 Mayıs itibariyle. Ev değişeli 1 ay oldu, yazılarım ise özellikle hayatımda biri çok büyük bir yer kaplamaya başladığından beri, inanılmaz bir ivme gösterdi. Geriye kalan hedeflerde sapma yok ama azıcık ucundan bir erteleme olduğu gerçeğini gizleyemeyeceğim. Mezuniyet, ehliyet, ingilizce seviyem ve SM yönetimi ile ilgili bilgi düzeyimi arttırmak gibi hedeflerim ise zaman içerisinde ilerlemeye devam edecek. Kendimden tatmin olup da, karşılarına tick atıncaya kadar da içim rahat etmeyecek.
Değişmeyen tek şey, değişimin kendisiyken; olduğum yerde saymaya niyetim yok. Her gün bir adım daha atarak hedefime erişmeliyim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)