Sabah olmayı bilmez yokluğunda geceler
Gönül sevişine hasret
Dilim adını söylemekten yorgun
Gözlerim bakışına hasret
Arar dururum sesini,nefesini her yerde
Kulaklarım selamına hasret
Mutlu olduğunu bilsem de uzaklarda
Ruhum yanında mutsuzluğa bile hasret
18.11.2012 05.00
Ceyda TOPUZ
Hani gecenin bir saati uyanıverirsiniz ansızın, aklınızda tek bir kelime yankılanmaktadır sıçrayarak uyandığınız uykudan yadigar... Bu gece öylesi bir geceydi benim için...
Şiirlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiirlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Kasım 2012 Pazar
25 Haziran 2012 Pazartesi
Öğrendim
Çıktığım adaletsiz yolları gördüm,
Eşitiz demekle eşit olunmadığını öğrendim..
Unutulur denmesiyle unutulmayacağı,
Alışırsın demekle alıştırılamayacağım gibi..
İlişkilerin her zaman işteş olmadığını öğrendim,
Aşkların her zaman karşılıklı olmadığını,
İnsanların aldıklarınca vermeye programlı olmadığını,
Bazı şeylerin zorlamakla olmadığını
Yaşayarak öğrendim.
Acıdan başka bir şey hissetmezken bile
Ayakta dik durup,
İnsanları başarılı bir şekilde kandırabildiğimi öğrendim,
Yalanların benim için zor olmadığını...
Mesafelerin fiziksel olanında
Ciddi yıkım pek görülmediğini,
Asıl sorunun
Duygusal mesafeler olduğunu öğrendim,
Bazen ne kadar uğraşsan da aşamazmışsın onları..
Her bir hayat dersini acıdan almayı öğrendim,
Mutluluktan kendime bir şey katamayacağımı...
Çektiğim acılara şükretmeyi de
İşte böyle zamanlarda öğrendim...
Ceyda TOPUZ
25.06.2012 02:15
Eşitiz demekle eşit olunmadığını öğrendim..
Unutulur denmesiyle unutulmayacağı,
Alışırsın demekle alıştırılamayacağım gibi..
İlişkilerin her zaman işteş olmadığını öğrendim,
Aşkların her zaman karşılıklı olmadığını,
İnsanların aldıklarınca vermeye programlı olmadığını,
Bazı şeylerin zorlamakla olmadığını
Yaşayarak öğrendim.
Acıdan başka bir şey hissetmezken bile
Ayakta dik durup,
İnsanları başarılı bir şekilde kandırabildiğimi öğrendim,
Yalanların benim için zor olmadığını...
Mesafelerin fiziksel olanında
Ciddi yıkım pek görülmediğini,
Asıl sorunun
Duygusal mesafeler olduğunu öğrendim,
Bazen ne kadar uğraşsan da aşamazmışsın onları..
Her bir hayat dersini acıdan almayı öğrendim,
Mutluluktan kendime bir şey katamayacağımı...
Çektiğim acılara şükretmeyi de
İşte böyle zamanlarda öğrendim...
Ceyda TOPUZ
25.06.2012 02:15
16 Haziran 2012 Cumartesi
Çorak
Buralar bize göre değil ey dost,
Biz çorak topraklara ait tohumlarız...
Kaderimiz yeşil bağların, bahçelerin,
Güllerin, çiçeklerin değil;
Kaktüslerin, suya özlemlerin
İçine hapsedilmiş...
Büyümek, yeşermek değil bize göre,
Aslolan çatlatmak bulunduğumuz yeri
Daha derinlemesine...
Ceyda Topuz
31.05.2012 01.15
Biz çorak topraklara ait tohumlarız...
Kaderimiz yeşil bağların, bahçelerin,
Güllerin, çiçeklerin değil;
Kaktüslerin, suya özlemlerin
İçine hapsedilmiş...
Büyümek, yeşermek değil bize göre,
Aslolan çatlatmak bulunduğumuz yeri
Daha derinlemesine...
Ceyda Topuz
31.05.2012 01.15
17 Mart 2012 Cumartesi
Sevilene...
Kendimden vazgeçmenin eşiğindeyken
Önce sesin beni buldu ıssız sokaklarda
Kendi gölgemden korkup kaçarken
Kolların sardı bedenimi buz gibi gecede
Yüreğimin çığlıklarını bastırdı sesin
Bedenimi acımasız ellerden sakındı bedenin
Cennetlerin en yaşanılasına çevirdi dünyamın rengini
Ruhunun saf ve duru güzelliği.
Amaçsızlığın soğuk hançerini aldın elimden
Umutsuzluğu söküp attın bedenimden
Uzak diyarlardan bir pınar misali aktın hayatıma
Yeniden doğmamı sağladı hayat enerjin
Ben yokum artık buralarda
Seninle bütünleştim ummadığım bir anda
Baktığımız her yerde, gördüğümüz her şeyde
Birbirimizin olduk beden ve ruhumuzla.
24.02.2012 11:15
Ceyda TOPUZ
Önce sesin beni buldu ıssız sokaklarda
Kendi gölgemden korkup kaçarken
Kolların sardı bedenimi buz gibi gecede
Yüreğimin çığlıklarını bastırdı sesin
Bedenimi acımasız ellerden sakındı bedenin
Cennetlerin en yaşanılasına çevirdi dünyamın rengini
Ruhunun saf ve duru güzelliği.
Amaçsızlığın soğuk hançerini aldın elimden
Umutsuzluğu söküp attın bedenimden
Uzak diyarlardan bir pınar misali aktın hayatıma
Yeniden doğmamı sağladı hayat enerjin
Ben yokum artık buralarda
Seninle bütünleştim ummadığım bir anda
Baktığımız her yerde, gördüğümüz her şeyde
Birbirimizin olduk beden ve ruhumuzla.
24.02.2012 11:15
Ceyda TOPUZ
2 Kasım 2011 Çarşamba
isimsiz
Kafamı kaldırdığımda ummadığım anda
Yüzümü güldürendin karşı masada
Sesimin çıkmaya çabalayıp başaramadığı,
Vücudumun hareket kabiliyetini kaybettiği
Kalbimin kontrolüm dışında delicesine attığı
O nadir anlarda
Birileri dürttü her bir yanımdan
Bazısı yaşımdan,
Bazısı gezentiliğimden,
Kimi zamansa öğrenciliğimden.
Her biri ayrı yaraladı incinmeye müsait kalbimi
Çünkü benim kendime bağırmaya korktuklarım
Bir bir saçıldı ortaya tüm çıplaklığıyla
Hem de en yabancı ağızlardan...
Yanımda olduğun anda
Neşemi koyverdim umarsızca...
Boşluğun dolmadığındaysa
Sessiz çığlıklarıma eşlik eden
İçime akan gözyaşlarımla suladım
Kalbimin çorak arazisini...
Bir sarı gül sundu sana olan sevgim,
Dökülürken dudaklarından alaycı sözlerin...
Suskun, kırgın, kendime kızgın
Eğdim başımı önüme...
Dilim varmadı demeye:
“Ben de o gülüp geçtiğin
Hayranlardan sadece biriyim” diye...
Alacağımdan korktuğum cevap
Doldurdu gözlerimi bir an...
İnat ettim ağlamamaya
Ağzından “hayır”ı duyana kadar...
02.11.2011 18:00
12 Eylül 2011 Pazartesi
Sessizliğin
Ne sesin ulaşıyor buraya
Ne de en üzücüsü bile olsa haberin
Yılların sensizliği yetmez gibi
Vicdanımın çığlıkları yırtıyor kulaklarımı
Kendi cehennemimi yaratıyorum bilinçsiz
Derin özleminde boğuluyorum çaresiz
Oysa ihtiyacım tek kelime:
Biri 'Yasıyor' desin sadece.
Sussun vicdanım sonsuza dek
Ve ben aramaya koyulayım bulana dek
Nefesim hapis kalmasın bedenime
Ruhum kavuşsun özgürlüğüne..
30.08.2011
Ne de en üzücüsü bile olsa haberin
Yılların sensizliği yetmez gibi
Vicdanımın çığlıkları yırtıyor kulaklarımı
Kendi cehennemimi yaratıyorum bilinçsiz
Derin özleminde boğuluyorum çaresiz
Oysa ihtiyacım tek kelime:
Biri 'Yasıyor' desin sadece.
Sussun vicdanım sonsuza dek
Ve ben aramaya koyulayım bulana dek
Nefesim hapis kalmasın bedenime
Ruhum kavuşsun özgürlüğüne..
30.08.2011
13 Mart 2011 Pazar
Deneme
Sus!
Birazcık sus!
Senin susman yetmez,
İçindeki sesi de sustur!
Boşuna yırtınmasın kendi kendine!
Olan oldu artık,
Geri alınması mümkün değil hiçbir şeyin!
Ne geri gidip hatalarını telafi edebilirsin,
Ne yaşanmışları silebilirsin,
Ne hislerini aldırabilirsin...
Sadece uzaktan seyredebilirsin
Umuduna yelken açan,
Yeni yollara koşan,
Kısaca senin yapamadığını yapabilen insanları...
Dur ve izle diğer insanlardan
Kendin için çaba göstermediğin hayatının
Aslında ne olabileceğini...
Umarsız olmayı dene bir seferlik,
Unutmayı, gömmeyi dene...
Yürüyüp gitmeyi,
Kendine dönmeyi,
İnsanları göz ardı etmeyi dene...
Denesen biliyorsun en kötü ihtimali,
Hiçbir şey değişmez,
Yani şu andakinden kötü olamazsın...
Oysa denemezsen zaten değişmeyecek yolun,
Acın ve gözyaşın daim...
Kendini baştan yaratmaya çalışma,
Senin özün değişemez elbet,
İçine işlemiş sen olmak...
Ama dokun kendine değişmek için...
En ince işçiliğinle ör
En kalın duvarlarını...
En sağlam dostlardan kur
Kalenin korumasını...
En ölümcül silahlarla durdur
Seni yıkmaya çalışanların donanmalarını...
Yoksa ne sen kalırsın geriye yıpratılmaktan,
Ne de parçalanmış gururun...
Ceyda TOPUZ
Birazcık sus!
Senin susman yetmez,
İçindeki sesi de sustur!
Boşuna yırtınmasın kendi kendine!
Olan oldu artık,
Geri alınması mümkün değil hiçbir şeyin!
Ne geri gidip hatalarını telafi edebilirsin,
Ne yaşanmışları silebilirsin,
Ne hislerini aldırabilirsin...
Sadece uzaktan seyredebilirsin
Umuduna yelken açan,
Yeni yollara koşan,
Kısaca senin yapamadığını yapabilen insanları...
Dur ve izle diğer insanlardan
Kendin için çaba göstermediğin hayatının
Aslında ne olabileceğini...
Umarsız olmayı dene bir seferlik,
Unutmayı, gömmeyi dene...
Yürüyüp gitmeyi,
Kendine dönmeyi,
İnsanları göz ardı etmeyi dene...
Denesen biliyorsun en kötü ihtimali,
Hiçbir şey değişmez,
Yani şu andakinden kötü olamazsın...
Oysa denemezsen zaten değişmeyecek yolun,
Acın ve gözyaşın daim...
Kendini baştan yaratmaya çalışma,
Senin özün değişemez elbet,
İçine işlemiş sen olmak...
Ama dokun kendine değişmek için...
En ince işçiliğinle ör
En kalın duvarlarını...
En sağlam dostlardan kur
Kalenin korumasını...
En ölümcül silahlarla durdur
Seni yıkmaya çalışanların donanmalarını...
Yoksa ne sen kalırsın geriye yıpratılmaktan,
Ne de parçalanmış gururun...
Ceyda TOPUZ
14 Şubat 2011 Pazartesi
Nefes
Onu düşünüp acısına hüzünlenirken yüreğimin derinliklerinde,
Kelimeler mızrak gibi saplanıp durur kalbimin orta yerine...
Kalbini kırma korkusunun elimi kolumu bağladığını düşünürken,
Kendime hakim olamayıp saçmalayarak, sırf kalbini değil,
Etrafımızdaki her şeyi kırmanın eşiğinde buldum kendimi.
Benim için sadece dokunmakken klavyemdeki tuşlara o anlar,
Karşımdaki kişi anlamlandırıyordu yazdıklarımı, beni,
Gördüm ki istesem de yazdıklarımı geri almak imkansız...
Ellerim durdurdularsa da olanca hareketlerini bir çırpıda,
Vicdanımın olduğu yere çöreklenmiş olan kalbim olanca hızıyla
Beni öldürme hallice çarptırıyordu kendini...
Hayatta kalmak değildi amaç, bir dost eline teslim edebilmekti kendimi,
Oysa ölü hücrelerime amaçsızca oksijen dolduruyorum şimdi...
Ceyda TOPUZ
14.02.2011 03:00
Kelimeler mızrak gibi saplanıp durur kalbimin orta yerine...
Kalbini kırma korkusunun elimi kolumu bağladığını düşünürken,
Kendime hakim olamayıp saçmalayarak, sırf kalbini değil,
Etrafımızdaki her şeyi kırmanın eşiğinde buldum kendimi.
Benim için sadece dokunmakken klavyemdeki tuşlara o anlar,
Karşımdaki kişi anlamlandırıyordu yazdıklarımı, beni,
Gördüm ki istesem de yazdıklarımı geri almak imkansız...
Ellerim durdurdularsa da olanca hareketlerini bir çırpıda,
Vicdanımın olduğu yere çöreklenmiş olan kalbim olanca hızıyla
Beni öldürme hallice çarptırıyordu kendini...
Hayatta kalmak değildi amaç, bir dost eline teslim edebilmekti kendimi,
Oysa ölü hücrelerime amaçsızca oksijen dolduruyorum şimdi...
Ceyda TOPUZ
14.02.2011 03:00
3 Ocak 2011 Pazartesi
İçimdekiler
Korku değil içimdeki;
Salt acı gerçeği biliyor olma hissi,
Kabullenme hali olanca çıplaklığıyla durumu...
Herhangi bir umut, beklenti yok içimde;
Dört yanı duvar olan bir odada,
Olmayan gölgemi aramıyorum artık.
Her türlü arayıştan vazgeçtim hatta,
Ruh eşimi, sonsuz bilgiyi,
Hayatımın anlamını, amacımı bile...
Sadece yaşamaktan ibaret hayatım,
Göğsümü sıkıştıran bir ağrı olmaksızın,
Nefes alıp verebilmek önemli özgürce...
İstek değil içimdeki;
Son çırpınışları ruhumun
Batarken en derine...
Bir şey isteyecek güç yok içimde;
Delik deşik olan bir evde,
Sahte sıcaklıklara yer yok artık.
Gelen yolgezerlere de kapalı evim,
Yerleşip kalmayı sevenlere de;
Sadece ev sahibi olanlar kalır artık içeride...
Mevcut koşullarda mevcut kişilerle
Kafamı kurcalayan sorular olmaksızın
Sevmek ve sevilmek gerekli delice...
Endişe değil içimdeki;
Yaşanmışlıklarla kaplanmış
Gerçekçi bir karamsarlık hali...
Kafaya takılacak bir şey de yok;
Doğum ve ölüm kadar sıradan olan hayatlarda,
Yalnızlığı düşünmeye ziyan edecek zaman yok artık.
Yalnızlığını paylaşmaya gelen de olmaz,
Sessizliği bölecek biri de olmaz;
Bir başınalık sarar insanın her yanını...
Kavgalarını yalnız kendiyle edebilip
Kimseye katlanmak derdi olmaksızın
Dilediği gibi davranabilmeli umarsızca...
Yok işte bunların hiçbiri,
Yalnızca sensin içimdeki...
Ceyda TOPUZ
Salt acı gerçeği biliyor olma hissi,
Kabullenme hali olanca çıplaklığıyla durumu...
Herhangi bir umut, beklenti yok içimde;
Dört yanı duvar olan bir odada,
Olmayan gölgemi aramıyorum artık.
Her türlü arayıştan vazgeçtim hatta,
Ruh eşimi, sonsuz bilgiyi,
Hayatımın anlamını, amacımı bile...
Sadece yaşamaktan ibaret hayatım,
Göğsümü sıkıştıran bir ağrı olmaksızın,
Nefes alıp verebilmek önemli özgürce...
İstek değil içimdeki;
Son çırpınışları ruhumun
Batarken en derine...
Bir şey isteyecek güç yok içimde;
Delik deşik olan bir evde,
Sahte sıcaklıklara yer yok artık.
Gelen yolgezerlere de kapalı evim,
Yerleşip kalmayı sevenlere de;
Sadece ev sahibi olanlar kalır artık içeride...
Mevcut koşullarda mevcut kişilerle
Kafamı kurcalayan sorular olmaksızın
Sevmek ve sevilmek gerekli delice...
Endişe değil içimdeki;
Yaşanmışlıklarla kaplanmış
Gerçekçi bir karamsarlık hali...
Kafaya takılacak bir şey de yok;
Doğum ve ölüm kadar sıradan olan hayatlarda,
Yalnızlığı düşünmeye ziyan edecek zaman yok artık.
Yalnızlığını paylaşmaya gelen de olmaz,
Sessizliği bölecek biri de olmaz;
Bir başınalık sarar insanın her yanını...
Kavgalarını yalnız kendiyle edebilip
Kimseye katlanmak derdi olmaksızın
Dilediği gibi davranabilmeli umarsızca...
Yok işte bunların hiçbiri,
Yalnızca sensin içimdeki...
Ceyda TOPUZ
3 Aralık 2010 Cuma
ikiyüzlü şiir
Birilerine bahsedince zorlaşıyormuş bazı hisleri kendi içinde yaşamak...
Her an bir çaba beliriyormuş kendini belli etmek için karşındakine...
Bir yandan da diğer insanlardan sakınmak için kendini
Anlamsız, garip uğraşlara girişiyormuş insan gereksiz yere...
Oysa daha anlamsız olan hisleri saklamak değil mi ki içinde?
Hele ki ölümlü dünyada
Mezara mı gitsin illa ki hislerin de senle birlikte?
Hem karşındakini kendinden, sevgiden mahrum etmek
Hiç sığar mı bir insanı sevmeye?
Kendini nihayet tamamlanmış hissettiren insanı bulmuşken
Sessiz kalmaya çalışmaktan,
Ufacık yüreğine sığmaya çalışmaktan
Heba olmaz mı insan, yazık etmez mi kendine?
Ceyda Topuz
Şiirin adının "ikiyüzlü şiir" olmasının sebebi; bu şiirde belirttiğim bazı düşüncelerin uygulaması konusunda gerçek hayatta pek cesaretli olmamam... Bazen çok istesem de içinde bulunduğumuz toplum izin vermedi bana yargılarıyla başımı ağrıtarak, bazen de kötü deneyimler kendimi engellememe sebep oldu. Sonuç, düşünceleri ile davranışı tutamayan bir Ceyda ne yazık ki.. Doğru zaman geldiğinde bu kötü yönümün de üstesinden gelmeyi umuyorum...
Her an bir çaba beliriyormuş kendini belli etmek için karşındakine...
Bir yandan da diğer insanlardan sakınmak için kendini
Anlamsız, garip uğraşlara girişiyormuş insan gereksiz yere...
Oysa daha anlamsız olan hisleri saklamak değil mi ki içinde?
Hele ki ölümlü dünyada
Mezara mı gitsin illa ki hislerin de senle birlikte?
Hem karşındakini kendinden, sevgiden mahrum etmek
Hiç sığar mı bir insanı sevmeye?
Kendini nihayet tamamlanmış hissettiren insanı bulmuşken
Sessiz kalmaya çalışmaktan,
Ufacık yüreğine sığmaya çalışmaktan
Heba olmaz mı insan, yazık etmez mi kendine?
Ceyda Topuz
Şiirin adının "ikiyüzlü şiir" olmasının sebebi; bu şiirde belirttiğim bazı düşüncelerin uygulaması konusunda gerçek hayatta pek cesaretli olmamam... Bazen çok istesem de içinde bulunduğumuz toplum izin vermedi bana yargılarıyla başımı ağrıtarak, bazen de kötü deneyimler kendimi engellememe sebep oldu. Sonuç, düşünceleri ile davranışı tutamayan bir Ceyda ne yazık ki.. Doğru zaman geldiğinde bu kötü yönümün de üstesinden gelmeyi umuyorum...
21 Eylül 2010 Salı
Geçmişin Etkisi
Yanımda olmasını istemek birinin ne zamandır suç oldu kendi beynimde bile?
Eşlik edilmesini istemek içtiğim çaya, yürüdüğüm yola, sohbetime...
Birinin sarılmasını istemek sevgi dolu bir şekilde neden yanlış oldu?
Umutlanmamak ne zamandır kural oldu kendime koyduğum?
Alışkındım sevip de sevilmemek kısmına aşkın,
Ama sevmemeye çalışmak ne zaman alışkanlık oldu?
Kalemimi uslu tutmaya çalışmak neyin amacı oldu?
Yazmayınca körelecek mi tüm bu duygular sanki!
Birini düşünüp en yakınlarıma bile adını anmamak,
Hataymış onu düşünmek gibi konuşmak,
Hatta yalan söylemek ne zamandır benim yaptığım bir şey oldu?
Söylediğim kelimeleri enine boyuna tartıp söylemek,
Ya da düşlerimde doyamadığım gözlerine bakamamak
Nasıl bir değişimin sonucu oldu?
Bütün bu soruların cevabını
Geçmişte aramam gerektiğini bilecek kadar yaşadım.
Elimi eteğimi çekmek için onlarca söz verdiğim kendime,
Ama bir türlü başaramadığım,
Benim kocaman bir parçam olan geçmişim tüm sorumlusu bunların.
Şimdi yine serzenişlerimi yaptığım şey ne kader, ne benim karakterim,
Geçmişin üzerimden tüm silkinmelere rağmen düşmeyen kırıntıları...
Yine geçmişin etkisiyle yeni bir değişime
Bu kez farklı bir cümleyle kaldırıyorum kadehimi;
Geçmişimle barışık, yeni umutlarla dolu, güzel günlere...
01.11.2009
Eşlik edilmesini istemek içtiğim çaya, yürüdüğüm yola, sohbetime...
Birinin sarılmasını istemek sevgi dolu bir şekilde neden yanlış oldu?
Umutlanmamak ne zamandır kural oldu kendime koyduğum?
Alışkındım sevip de sevilmemek kısmına aşkın,
Ama sevmemeye çalışmak ne zaman alışkanlık oldu?
Kalemimi uslu tutmaya çalışmak neyin amacı oldu?
Yazmayınca körelecek mi tüm bu duygular sanki!
Birini düşünüp en yakınlarıma bile adını anmamak,
Hataymış onu düşünmek gibi konuşmak,
Hatta yalan söylemek ne zamandır benim yaptığım bir şey oldu?
Söylediğim kelimeleri enine boyuna tartıp söylemek,
Ya da düşlerimde doyamadığım gözlerine bakamamak
Nasıl bir değişimin sonucu oldu?
Bütün bu soruların cevabını
Geçmişte aramam gerektiğini bilecek kadar yaşadım.
Elimi eteğimi çekmek için onlarca söz verdiğim kendime,
Ama bir türlü başaramadığım,
Benim kocaman bir parçam olan geçmişim tüm sorumlusu bunların.
Şimdi yine serzenişlerimi yaptığım şey ne kader, ne benim karakterim,
Geçmişin üzerimden tüm silkinmelere rağmen düşmeyen kırıntıları...
Yine geçmişin etkisiyle yeni bir değişime
Bu kez farklı bir cümleyle kaldırıyorum kadehimi;
Geçmişimle barışık, yeni umutlarla dolu, güzel günlere...
01.11.2009
20 Ağustos 2010 Cuma
Zor Dostum..
Hep bu kadar basit mi olmalı gidişler,
Bir dur bile dememek mi gerek gidenin ardından?
Hep yalanların arkasına mı sığınmalı bitişler,
Gerçeğin maskesini bir taraf düşürmeyecek mi elbet?
Hep bu kadar yanlış mı gitmeli ilişkiler,
Köprüleri atmak çözüm mü olacak her gün?
Hep bu kadar acılı mı olmalı gülüşler,
Kendini saklamaktan sonunda bitap düşmeyecek mi her insan?
Zor dostum, zor...
Bunların hepsine katlanıp da,
Mutluluğu bulacağına inanmak zor...
Bir dur bile dememek mi gerek gidenin ardından?
Hep yalanların arkasına mı sığınmalı bitişler,
Gerçeğin maskesini bir taraf düşürmeyecek mi elbet?
Hep bu kadar yanlış mı gitmeli ilişkiler,
Köprüleri atmak çözüm mü olacak her gün?
Hep bu kadar acılı mı olmalı gülüşler,
Kendini saklamaktan sonunda bitap düşmeyecek mi her insan?
Zor dostum, zor...
Bunların hepsine katlanıp da,
Mutluluğu bulacağına inanmak zor...
2 Ağustos 2010 Pazartesi
Kurallar Dersi
Hayatı öğrenmek ömürlük bir uğraş
Yorulmak veya bıkmak yok lügatinde.
Ne değişim var başka bir dersle,
Ne de ayrılmak yolun ortasında...
Tüm kurtuluş yollarını denedim ben de
Çevremdeki birçokları gibi...
Anladım kuralları yaşayarak,
Ve kabul ettim hepsini zor gelse de bazen...
Yapacak başka bir şey kalmadığında
Arkasını dönüp gitmeliymiş insan...
Söylenecek son sözü söyleyince
Pişman olmamayı bilmeliymiş...
Başını yastığa koyduğunda rahatsız eden düşüncelerini
Kafasında bekletip büyütmeden anlatmalıymış dostlarına...
Bir an bile kaybetmemeliymiş
Değmeyecek insanlar için üzülmekle...
Unutmalıymış bazen geçmişi
Hasretle anmak yerine...
En önemlisi de,
Asla yitirmemeliymiş umudunu
Kuralların yaşattıklarından ötürü...
Çünkü bu kurallardan ibaret gibi gözükse de hayat
Herkes kendi attığı zarlarla belirlermiş kendi oyununu...
Yorulmak veya bıkmak yok lügatinde.
Ne değişim var başka bir dersle,
Ne de ayrılmak yolun ortasında...
Tüm kurtuluş yollarını denedim ben de
Çevremdeki birçokları gibi...
Anladım kuralları yaşayarak,
Ve kabul ettim hepsini zor gelse de bazen...
Yapacak başka bir şey kalmadığında
Arkasını dönüp gitmeliymiş insan...
Söylenecek son sözü söyleyince
Pişman olmamayı bilmeliymiş...
Başını yastığa koyduğunda rahatsız eden düşüncelerini
Kafasında bekletip büyütmeden anlatmalıymış dostlarına...
Bir an bile kaybetmemeliymiş
Değmeyecek insanlar için üzülmekle...
Unutmalıymış bazen geçmişi
Hasretle anmak yerine...
En önemlisi de,
Asla yitirmemeliymiş umudunu
Kuralların yaşattıklarından ötürü...
Çünkü bu kurallardan ibaret gibi gözükse de hayat
Herkes kendi attığı zarlarla belirlermiş kendi oyununu...
28 Temmuz 2010 Çarşamba
Dostum Ol
Gel yanıma, gül benimle arkadaş...
Bir sıcak gülüşe hasret gönlüm...
Sen dindir o özlemini yüreğimin,
Beraber gülelim,
Gel arkadaş.
Sarıl bana, bağrına bas arkadaş...
Ana-baba sevgisi ister ruhum...
Sen göster o sevgiyi bana,
Gel, kollarına al beni,
Sarıl arkadaş.
Ağla benimle, acımı dindir arkadaş...
Herkes güler derdime...
Sen benim yanımda ol,
Beni anla;
Ağlayalım arkadaş.
Dinle beni, bazen sadece dinle arkadaş...
Kimse dinlemedi beni, benden başka...
İhtiyacı var sesimin duyulmaya;
Sen duy beni,
Dinle arkadaş.
Paylaş benimle her şeyini arkadaş...
Korkma incitmem dertlerinle seni...
Ya seninle ağlarım, ya seninle gülerim;
Başka ihtimalim yok benim...
Sen sadece benim
Dostum ol arkadaş.
31.03.2006
18 Mayıs 2010 Salı
Seni İstiyorum
Soğuk iliklerime işlerken bu gece
Aklımda yine senin hayalin vardı
Serin tenime dokunuşun,
Dokunduğun her yeri yakıp yıkışın...
Bana bir şeyler olduğunu iddia ediyor insanlar
Beni bu hayallerimden uyandırırken...
Ne yaptı ki diyorum içimden,
Beni aşkla tanıştırmaktan başka...
Sadece âşıkların anlayabileceği bir minnet bu,
Biliyorum ve sessizliğime gömülüyorum...
Gecenin beni sarmasına izin veriyorum sen yoksun diye,
Yokluğun içimde geceden daha karanlık çünkü...
Sonlu yaşamımın sonsuz hayallerini kuruyorum
Gerçekleşmeyeceğini bile bile...
Çoğu kez cümlelerimin içindesin,
Ağzımdan çoğu çıkamasa da...
Bağımlı bir yaşamın ilk adımındayım belki de,
Şu an için telefona,
İleride ise sana belki de, kim bilir?
Boşa atmaktan bıkkın olan şu kalbime,
Bir amaç vermeyi istiyorum,
Seni istiyorum.
13.06.2009
15 Mayıs 2010 Cumartesi
Son...
Bir son daha çaldı kapıyı
Usulca, belli bile etmeden geldiğini
Yine göremedim tüm dikkatime rağmen,
Yine hazırlayamadım kendimi
Tutamadım gözyaşlarımı bu kez de
Yenildim bir kez daha...
Elimi sıkmadı bu ayrılık anında
Dostça bir veda olamadı bu...
Sadece havada sözler kaldı aramızda
Yapılmış ama asla uygulanamayacak planlar bir de...
Bu kez kimse bilmedi bu aşk oyununu
Kapı çarpılana dek yüzüme...
Sesi duyanlar da gelmedi zaten
Saçılan parçaları toplamaya...
Elimde kırık kalbimle
Öylece kalakaldım yine
Sıradaki sonu merak ederek...
22.12.2009
Usulca, belli bile etmeden geldiğini
Yine göremedim tüm dikkatime rağmen,
Yine hazırlayamadım kendimi
Tutamadım gözyaşlarımı bu kez de
Yenildim bir kez daha...
Elimi sıkmadı bu ayrılık anında
Dostça bir veda olamadı bu...
Sadece havada sözler kaldı aramızda
Yapılmış ama asla uygulanamayacak planlar bir de...
Bu kez kimse bilmedi bu aşk oyununu
Kapı çarpılana dek yüzüme...
Sesi duyanlar da gelmedi zaten
Saçılan parçaları toplamaya...
Elimde kırık kalbimle
Öylece kalakaldım yine
Sıradaki sonu merak ederek...
22.12.2009
31 Temmuz 2009 Cuma
Sürgün Gemisi
Okyanusta kaybolmuş bir gemiydim
Benden ışığını esirgemeyen deniz feneri oldun.
Sana geldim limanım olman umuduyla,
Kucak açtın bana, sardın, sarmaladın.
Sevindim liman değil de ev buldum sanıp…
Çok sürmedi, yanıldığımı gösterdin.
Bana eşlik eden güzeller güzeli bir yata yer açmak için
Harcadın beni.
Zorla girmeye çalıştım evim sandığım yere,
Kapıların suratıma çarpıldığını göremedim.
Oysa o yat gezgindi,
Sen bilmiyordun.
Liman aramıyordu ki!
Neden açtın kapılarını?
O sadece ben geçerken uğramıştı sana…
Niye anlamadın ki onu?
Ev isteyen de,
Güvertesi buz tutmuş olan da,
Motoru çalıştıracak sıcaklığı bulamayan da,
O limandan bu limana
O güzel yatlar yüzünden
Her daim sürgün yiyen de
Hep benim.
Ne sen anladın bunu,
Ne de diğer tüm limanlar.
Yine sürgün yiyip gideceğim şimdi
Gözümü, yeni limanlar gösterecek yeni fenerlere dikip…
26.03.2009
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)